19 Mart 2020 Mustafa Keser Mendil

Mustafa Keser Mendil

Şarkı söylenecekse en kralını o söyler. Espri yapılacaksa en gırgırını o patlatır. Rol kesilecekse de en afilisini yine o oynar. Elini attığı her işte farkını ortaya koyan bir sanatçı o! Kolay mı Mustafa Keser olmak. Mektepli olmayan bir konservatuvar hocası duruyor karşımda. Hani 10 parmağında 10 marifet var derler ya, işte tam öyle bir büyük sanatçı. Bu yüzden de lafı hiç evirip çevirmeden muhabbete başlıyorum. En nihayetinde hepimiz Mustafa Keser’in askerleri değil miyiz?

*Haydi al o meşhur mendilini eline de abi, başla çocukluk yıllarından anlatmaya…
– Mendilin konuyla ne alakası var şimdi?
*Yahu espri olsun diye söyledim…
– O işi bana bırak! Yeri gelince espriyi ben yaparım.
*Tamam tamam kızma ben sustum, sen al sazı eline…
– Elazığ-Maden’de doğdum. Özellikle baba tarafından sanat kabiliyeti çok üst düzeyde bir aileden geliyorum.
*Peder de mi sanatçıydı?
– Babam çok iyi bir mobilyacıydı. Mobilyacı dediysem, o zamanlar milletin alıp Amerika’ya götürdüğü kemanlar yapacak kadar da nadide ve ince bir sanatkârdı.
*Musiki merakı babadan miras desene…
– Gayet tabii. İnan zaman zaman kendime soruyorum “Babam 60 sene önce, Maden’de nereden bulup da nota öğrenmiş?” diye. Ama öğrenmiş herif işte! Bir de ud çalan arkadaşı rahmetli Haydar Usta’mız vardı; ikisi beraber bir meşk ederlerdi ki sorma gitsin! Ben de onları dinleye dinleye daha küçücük yaşta musiki aşığı oluvermişim. İlk konserimi kaç yaşımda verdim biliyor musun?

Mustafa Keser
Etiketlendi:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir